''Denize bakmak iyidir her zaman''
Saat sekiz buçuk civarlarında Cenk Taner'i aradım ve ufaktan ufaktan başladım
soruları sormaya. Kendisi usanmadan bir saate yakın bizim sorularımızı yanıtladı
. Yanıtsız soru kalmadı! Son albüm Kum'dan, geçmişe; rock müzikten, ülke
sorunlarına herşey .
Saat sekiz buçuk civarlarında Cenk Taner'i aradım ve ufaktan ufaktan başladım
soruları sormaya. Kendisi usanmadan bir saate yakın bizim sorularımızı yanıtladı
. Yanıtsız soru kalmadı! Son albüm Kum'dan, geçmişe; rock müzikten, ülke
sorunlarına herşey .
İlk olarak albümden başlayalım istersen . Albümü nasıl değerlendiriyorsun?
-İyi değerlendiriyorum aslında . Profesyonel bir çalışma oldu. Çalımıyla
profesyonel oldu. iyi oldu işte.
''Tek kişiyim ben hala'' çok sade ve akustik bir çalışma ve bana ''İzin vermedi
Yalnızlık'' albümünün dönemini anımsatıyor. Bu şarkı o zamana mı ait? Böyle bir
ilişki kurabilir miyiz?
-Tabi kurabilirsin. O zamana ait değil, daha sonra yazdım ama o zaman ait değil.
Benzer bir şarkı, o dönemi çağrıştırabilir. Sonuçta bütün şarkıları ben yazdığım
için aynı tema oluyor.
Kesmeşeker albümlerini sıraya koyduğunda ''Kum'' nasıl bir yere sahip?
-''Kum'' bazı şeylerin çok açığa çıktığı bir albüm. Bir kere tek adam grubu
olduğu için Kesmeşeker, bu albüm tescillendi.
MŞŞ(Mehmet Şenol Şişli) ve Kaan Altan'ın grupta çalması nasıl oldu?
-Kayıtta kadro başkaydı. Eski elemanların kimi askere gitti, kimi gidecek zaten.
Daha sonra telefonlaştım hepsi geldi. Tabi grubun güçlü bir kadrosu olmuş oldu.
''Kum'' Demirhan Baylan'ın ilk prodüktörlük deneyimi .
-Zaten Demirhan Amerika'da bu işi okudu ve bence çokta başarılı çıktı.
Şarkılarınızda ilk dönemlerinize göre politiklik söz konusu değil. ''Feridun
Amca'' ve ''İşte Güneş''te politikliğe yöneliş söz konusu. Bu duruma bakış açın
nasıl?
-Politiklik var. Bu albümde ''Eyalet çocukları'' var. Herkes açık politik söz
istiyor. Bizim hep aralardadır mesajlarımız .
Kadıköy sound'u nasıl tanımlıyorsun?
-O insanların bize yakıştırdığı şeydir. Dolayısıyla içini de insanlar
dolduracak.
Cenk Taner hep yalnızlık ve hüzüne dair şerkılar yazıyor. Yani daha sadelik söz
konusu şarkılarında. Hiç bilinenden farklı yaptığın şarkıların var mı, yani
albüme koymadıkların falan.
-Ben yazıp depolayan bir adam değilim yani. Yazdığımı albüme koyuyorum. Tabi
bazen oluyor da.
Yanılmıyorsam İzmit/Değirmendere'de yaşıyordun önceleri. Değirmendere şarkıların
için önemli bir yere sahip mi? Burada yaşadıklarının şarkılarına eğilimi nasıl?
-Var tabi. Solo albümde direk orayla ilgili yazdığım şarkı vardı. Denize bakınca
büyünce o tip şeyler oluyor. Denize bakmak iyidir her zaman.
Geçmişten şimdiye Türk Rock'ına nasıl bakıyorsun?
-Şimdiden geçmişe bakıyorum. Topluyor yavaş yavaş kendini. Rock moda oldu zaten.
Birkaç sene sonra belli olur.
Sence bir rocker nasıl olmalıdır? Malum hepimizin kafasında hep bir maceracı
ruh, biraz serseri fakat intellektüel bir tip oluşuyor. Oysa çevrtemize şöyle
bir bakhtımızda gördüğümüz manzaranın bundan çok farklı oldunu fark ediyoruz.
Öyleyse gerçek bir rocker nasıl olmalıdır?
-Yani gerçek bir rocker insanlık meselesi tabi. Rocker, poper... Etki tepki,
meselesidir. Kafası çalışan insanlar bir şeyleri anlar; neyi dinleyeceğini
biliyorlar. Dolayısıyla rockerlık meselesi kıyafetle olacak iş değil, özgürlük
ile alakalı .
Kesmeşeker genel tavır olarak hep kendi halinde, birazda içine kapanık bir grup
olmuştu. Bu kapanık haliyle Kesmeşeker günümüz Türkiye'sine nasıl bakıyor? Onun
için Türkiye'nin yeri nedir?
-Gelişmeleri takip ediyorum. Piyasa şartları dışında önemli bir grup oldu. Tabi
bu grup için zor bir durum, özellikle bir rock grubu için. Ama biz bu durumdan
şikayetçi değiliz .
Grupça hiç unutamadığınız anılarınız var mı? İlk olarak ''kesmeşeke'' isminin
nerden geldiğini sorayım isterseniz. :p bunun gibi sizde yer eden anılarınız var
mı?
-Bir sürü anı var aslında. Kesmeşeker ismi belli bir yerden oluşmadı.
Kesmeşeker günlük hayatta ne yapar? Sıradan insanlar gibi televizyon başında
uyuklar mı mesela Kesmeşeker üyeleri? Ya da yağmurlu bir günde ellerine çay veya
kahvelerini alıp evlerinin bir köşesinde sessizce kitaplarına gömülürler mi?
-Tabi canım. Yağmurlu günlerde alırsın çayını, açarsın müziğini, alırsın
kitabını, açarsın telefonunu vs..
Sizi biraz geçmişe götürüp grubu ilk kurduğunuz dönemi hatırlatmak istiyorum,
sizin içinde bir sakıncası yoksa. Malum Türkiye'de yaşıyoruz. Müzik adına, belli
ayrıcalıklarınız yoksa albüm yapmak, müzik çalışmalarına devam etmek oldukça
zahmetli, bazense imkansız bir hal alıyor. Kesmeşeker oluşmakta iken nasıl
zorluklar çekti vakti evvelinde? Para sıkıntısı, düzgün bir stüdyo bulamama veya
buna benzer şeyler?
-Tabi psikolojik durumla alakalı. Tamamen ruh haliyle ilgili. ''İnsulin''i
yaparken sinirliydim fakat ''Kum''da değildim. Orada dediklerinin hepsi oldu.
Birde plak şirketleri: ''rock mı?'' Falan diyordu o zamanlar.
Eh amatörlük zamanlarınız çok gerilerde kaldı. Artık Türk Rock müziği içerisinde
belli bir yer edindiniz. Fakat kimi gruplar var, amatörlük dönemini çoktan aşmış
olmalarına rağmen albüm çıkartırken hala zorluk çekiyorlar. Gerek kendi
çevreleri yüzünden gerekse de maddi durumları yüzünden. Sizde de böyle bir sorun
var mı?
-Bizde yok. Albüm yaparken tabi. O ilk başta karşılaştığınız durumdur.
Süreklilikle ilgili bu.
Kesmeşeker'in sade bir daimi üyesi oldu. O da Cenk Taner. Peki bu kadar üye
değişiminin sebebi neydi? Diğer üyelerin Kesmeşeker'in müziği üzerinde hiç mi
etkileri yoktu?
-Vardı tabi canım. Ben sonuçta serbest bıraktım adamları. Sonuçta ben diktatör
değilim. Hayat şartları yüzünden.
Kesmeşeker'in ve Cenk Taner'in bundan sonraki projeleri nelerdir?
-Verebildiğimiz kadar çok konser vereceğiz bu yıl için. Birde kitabım çıktı
onunla da ilgileniyoruz. Ayrıca 9 ili kapsayan bir turumuz var.
Yakın zamanda Kesmeşeker'i veya Cenk Taner'i sahne de görebilecek miyiz?
-Tabi. Kadıköy'de Rolvin, Perşembe geceleri 10-10.30 gibi. 9 Mart'ta yine
Babylon'da. Daha sonra turumuz olacak, tarihi kesin değil.
Genellikle Müzisyenler için konserlerin ayrı bir yeri olur. Dinleyenleri ile bir
arada, iletişim içinde olmak onarlın karşısında canlı canlı parçalarını dile
getirmek.. Siz kendi konser performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin
için konserler ne ifade ediyor?
-Ya tabi bizim yaptığımız konser müziği. Yani orada dinleyenlerin coşkusunu,
bütün şarkıları bilen insanlar.. Son kadrodan sonra daha coşkulu geçiyor
konserler.
Dinleyenleriniz ile aranız nasıl? Yeterince destek oluyolar mı size? Ya da siz
yeterince yakınmısınız onlara? Yokhsa belli bi mesafe mi koymayı tercih
ediyorsunuz.. ?
-Yok canım; dünyada hiçbir grupta olmayan bir bağımız var belki.
Müzik hayatınıza damgasını vuran kimin konseriydi?
-Geçelim bu soruyu; yok. Çocukken Barış Manço konserini izlemiştim. O iyiydi.
Efektler falan.
Kendiniz hakkında eklemek istediiniz herhangi bir şey var mı? Hani benim
kaçırdığım bişiler fln?
-Genciz, haklıyız. Biz her zaman buradayız. Kesmeşeker'i takip edenler; 20
albümden önce biz bu işi bırakmıyoruz...