Dehşet: Kesmeşeker ''insülin" albümüne
gelene kadar birçok eleman değişikliği yaptı. Bunun nedeni neydi?
Cenk :
Kesmeşeker'den atılan
eleman yoktur.
Türkiye'deki hayat şartlarından dolayı kimisi askere gitti,
kimisi de evi geçindirmek zorunda kaldı.
Dehşet : Eleman değişiklikleri
Kesmeşeker'in özünü etkiledi mi?
Cenk :
Söz ve müzikler bana ait
olduğu ve vokali de
ben yaptığım için özü aynı kaldı. Tek zorluk
gruba yeni gelen isimlere
grubun felsefesini anlatmak ve
dinleyicilerle olan ilişkisini anlatmak.
Dehşet : "'İnsülin" albümü
dinleyicilerinize ilaç gibi
gelebilir ama grubu yeni keşfetmiş insanlar albümden nasıl etkilenecek?
Cenk :
Bu albümü keşfeden
insanların geriye
dönüp diğer albümleri elemeleri gerekiyor. Kesmeşeker
bir albümle benimsenecek bir grup değil.
Dehşet : Albümde ilk dikkati çeken
parçalar 'İşte Güneş" ve "Henüz Onlar Bunları Bilmiyor".
Parçaların oluşum süreci hakkında bilgi
verir misiniz?
Cenk :
İşte Güneş'i yarım
saat kadar bir sürede
oluşturdum. Bir anda geldi
ve bir anda gelen parçalar çok iyi olur. Parçayı lise yıllarından feis olarak
yazdım. Gelen mektuplarda, özellikle iğrenci
kesimi parçayı benimsemiş durumda. Henüz Onlar Bunları Bilmiyor adlı parçayı da
1996 yılında yaptım. Biraz ters zamanlanma geldiği için böyle olumsuz çıktı.
Yazılışı olumsuz ama müzik içeriğinde yaşama sevinci varolan bir parça.
Dehşet : Albümün genelinde
protest bir yaklaşım var. Ama bunu veriş
şekliniz çok sakin. Sözlerinizi müzikle orantıda yapıyorsunuz..
Cenk : İnsülin albümü
bizim en protest albümümüz oldu. Biz içsel acılardan yola çıkarak bir genele
varmak istiyoruz. Çünkü herkes aynı acılan çekiyor
ama biz dile getirebildiğimiz için şanslıyız.
Dehşet : Acıların Kralı biraz
arabesk bir isim değil mi?
Cenk :
Evet öyle, ama
bizimkisi bir çelişkiyi veriyor.
Yani biz acıların çocuğu değil, acıların kralıyız. Krallığa
dikkat çekiyoruz.
Dehşet : Çok sert bir albüm
düşünüyor musunuz?
Cenk :
Gitaristimiz Can ALPER çok
sert soundların
adamıdır. Ama biz onları Kesmeşeker potansiyeli içinde
eritiyoruz. Daha heavy soundlara değil de daha modern soundlara veriyoruz. İlk
albümdeki S.O.S ve Gerçekten Özleyince
Kesmeşeker'in tarzım yansıtan parçalardır. Modem rocktır.
Dehşet: Bar veya konser
projeniz var mı?
Cenk : İstanbul'da iki
konserimiz oldu. Bar olarak da Peyote
Bar'da çıkıyoruz. Mayıs ayında devamlı konser olacak.
Dehşet : Piyasada birçok rock grubu var.
Onlar arasında kendinizi nerede görüyorsunuz?
Cenk : Grupların
arasında rütbe farkı var. Kesmeşeker'i 8
seneden ve 4 albümden sonra kıdemli bir grup olarak görebiliriz. Düzenli olarak
her iki senede bir albüm yaptık.
Nedeni de, 3 sene albüm yapmazsan bir lise
dönemini kaçırmış oluyorsun. İnsanlarla
bağlarımızı sıkı tutuyoruz.
Dehşet : Bu albümde Kesmeşeker'i daha
olgun gördüm. Bu albüme ''bir
olgunluk dönemi albümü" diyebilir miyiz?
Cenk :
Evet bu albümde
Kesmeşeker'in olgunluk
dönemine girişi olarak görüyorum. Bizim amacımız 20 senelik bir grup olmak.
Devamlı albüm yapabilmek. Bundan somaki
albümün şarkılarını hazırlamaya başladık.
2000 senesinde çıkarmayı düşünüyoruz. Grup
olarak sözel ağırlığımız devam edecek.
Müzik olarak çok beklenmedik şeyler
yapabiliriz. Rock çok özgür bir
müzik. Dinleyicilerin de bağnaz olmaması gerekiyor.
Dehşet : Eski albümlerinizdeki şarkıların
hala radyo ve TV'de ilgi görmesi
hakkında ne düşünüyorsun?
Cenk : Bu zamana
karşı direndiğimizi ve yeni kuşaklara ulaşabildiğimizi gösteriyor. Son
konserlerde gördüğüm bir durum var. İlk albümden bu yana grubu tanımış
insanlar geliyor, bunlar 25 yaşın
üstünde. Bir de 15-16 yaşında yeni albümle grubu tanımış
insanlar geliyor. İki kuşak bir arada son
konserimizde İstanbul İstanbul ve
İşte Güneş'i hep beraber söylediler.
Dehşet: Peki bu ilgi gruba yeni katılan
elemanları nasıl motive ediyor?
Cenk:
Bir kere çok olumlu bir
motivasyon oluyor.
Nasıl bir gruba geldiklerini anlamış oluyorlar.
Dehşet : Dinleyici kitlenize bir mesajınız
var mı?
Cenk :
Grubun çok oturmuş bir
dinleyici kitlesi var. Onların dışında ulaşabildiğimiz her insan bizim için
kardır. Dinleyicilerimiz grup olarak bizim ne yapmak istediğimizi biliyorlar.
Bizim onları hiç satmayacağımızı bilirler.
Dehşet: Röportaj için
teşekkürler.
Cenk :
Ben de teşekkür ederim.